İçeriğe atla
Derin & DenizHukuk Bürosu

02Çalışma Alanı

Ceza Hukuku

Ceza hukuku, kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen sonuçlar doğurduğundan sürecin her aşamasında hukuki bilgiye dayalı hareket edilmesi önem taşır. Derin & Deniz Hukuk Bürosu olarak Uşak'ta soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafilik ve mağdur vekilliği kapsamında hukuki destek sağlamaktayız.

01 · Genel bakış

Genel Bakış

Son güncelleme: · Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Ceza hukuku, hangi fiillerin suç sayıldığını ve bu fiillere hangi yaptırımların uygulanacağını düzenleyen hukuk dalıdır. Suçlar ve cezalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda, yargılamanın nasıl yürütüleceği ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir. Ceza yargılaması, savcılığın yürüttüğü soruşturma aşaması ile mahkeme önünde geçen kovuşturma aşamasından oluşur. Her iki aşamada da şüpheli, sanık ve mağdurların kanunla güvence altına alınmış hakları bulunmaktadır.

Müdafi, şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen avukatı; vekil ise mağdur, şikâyetçi veya katılanı temsil eden avukatı ifade eder. Soruşturma aşamasında ifade alma, sorgu ve tutuklamaya sevk gibi işlemler kişinin özgürlüğü üzerinde doğrudan sonuç doğurur; bu nedenle sürecin başından itibaren müdafi yardımından yararlanmak kanunla tanınan bir haktır. Kovuşturma aşamasında ise duruşmaların takibi, delillerin değerlendirilmesi ve savunmanın hazırlanması yargılamanın seyri bakımından belirleyici olmaktadır.

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise belirli koşullarda temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Ayrıca bazı suçlarda uzlaştırma kurumu uygulanmakta; taraflar bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek uyuşmazlığı yargılamaya gerek kalmadan sonlandırabilmektedir. Derin & Deniz Hukuk Bürosu olarak Uşak ve çevresinde ceza hukukunun bu süreçlerinde bilgilendirme ve temsil hizmeti vermekteyiz; başvuru sürelerinin kısa olması nedeniyle sürecin zamanında takibi hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşımaktadır.

02 · Hizmetler

Bu alanda sunduğumuz hizmetler

  • 01

    Soruşturma Aşamasında Müdafilik

    Savcılık tarafından yürütülen soruşturma sürecinde şüphelinin haklarının korunması, dosyanın takibi ve işlemlere katılım konularında hukuki destek sağlanmaktadır.

  • 02

    Kovuşturma Aşamasında Müdafilik

    İddianamenin kabulünden sonra mahkeme önünde yürüyen yargılamada savunmanın hazırlanması, duruşmaların takibi ve delillerin değerlendirilmesi süreçleri yürütülmektedir.

  • 03

    Mağdur ve Katılan Vekilliği

    Suçtan zarar gören kişilerin şikâyet, davaya katılma ve haklarının takibi süreçlerinde temsil hizmeti verilmektedir.

  • 04

    İfade ve Sorguda Hukuki Destek

    Kolluk veya savcılık önünde ifade verme ile hâkim önündeki sorgu işlemlerinde müdafi olarak hazır bulunulmakta; susma hakkı ve müdafiden yararlanma hakkı gibi konularda bilgilendirme yapılmaktadır.

  • 05

    Tutukluluğa ve Adli Kontrole İtiraz

    Tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itiraz başvurularının hazırlanması ile tahliye taleplerinin sunulması süreçleri takip edilmektedir.

  • 06

    İstinaf ve Temyiz Başvuruları

    İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu başvurularının süresi içinde ve gerekçeli biçimde hazırlanması sağlanmaktadır.

  • 07

    Uzlaştırma Süreci

    Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda tarafların hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirme yapılmakta ve süreç boyunca temsil hizmeti sunulmaktadır.

03 · Sorular

Ceza Hukuku hakkında sıkça sorulan sorular

İfade sırasında avukat bulundurma zorunluluğu kural olarak yoktur; ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu her şüpheliye müdafi yardımından yararlanma hakkı tanır ve bu hak ifadeden önce hatırlatılmak zorundadır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda, on sekiz yaşından küçüklerde ve kendini savunamayacak durumda olan kişilerde müdafi görevlendirilmesi zorunludur. İfade tutanağına geçen beyanlar yargılamanın ilerleyen aşamalarında delil olarak değerlendirildiğinden, ifade öncesinde hukuki destek alınması hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşır.

Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz kanun yoluna başvurulabilir; bu süre, 7499 sayılı Kanun ile yedi günden iki haftaya çıkarılmış olup 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir. İtiraz, kararı veren merci aracılığıyla bir üst mercie iletilir ve dosya üzerinden incelenir. Ayrıca tutukluluk hâli yargılama boyunca belirli aralıklarla resen gözden geçirilir; her aşamada tahliye veya adli kontrol talebinde bulunulması mümkündür. Sürenin kısa olması nedeniyle itirazın gerekçeli biçimde ve zamanında hazırlanması önem taşımaktadır.

Uzlaştırma, belirli suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdurun tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak ceza sürecini sonlandırmasına imkân veren bir kurumdur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, kovuşturma aşamasında ise dava düşer. Uzlaştırma teklifini kabul edip etmemek tamamen tarafların iradesine bağlıdır.

İstinaf, ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hem maddi olay hem hukuk yönünden incelenmesini; temyiz ise bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetlenmesini sağlayan kanun yollarıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre istinaf ve temyiz başvurularının her ikisi de, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır; bu süreler 7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Her karar temyiz edilememekte; kanun, belirli ceza miktarlarının ve karar türlerinin altındaki hükümler için bu yolu kapatmaktadır.

Suç mağdurları şikâyette bulunma, soruşturma işlemlerinden bilgi alma, vekil aracılığıyla temsil edilme ve kovuşturma aşamasında davaya katılma hakkına sahiptir; bu haklar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir. Davaya katılan sıfatını alan mağdur, hükme karşı kanun yollarına da başvurabilir. Cinsel saldırı suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda mağdurun talebi hâlinde baro tarafından vekil görevlendirilir. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresinin kaçırılmaması hak kaybı yaşanmaması bakımından önemlidir.

Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren kural olarak yirmi dört saati geçemez; bu süreye en yakın hâkimliğe gönderilme için en fazla on iki saatlik yol süresi eklenebilir. Toplu işlenen suçlarda savcılık kararıyla süre, her defasında bir günü geçmemek üzere en çok üç gün uzatılabilir. Bu kurallar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer almaktadır. Gözaltındaki kişi müdafi ile görüşme hakkına sahiptir ve gözaltı işlemine karşı hâkimliğe başvurulabilir.

Randevu

Ceza Hukuku konusunda görüşmek ister misiniz?

Durumunuzu değerlendirmek ve randevu oluşturmak için avukatlarımıza doğrudan ulaşabilirsiniz.